English   /   Türkçe
Uluslararası Anıtlar ve Sitler Konseyi Türkiye Milli Komitesi
International Council on Monuments and Sites
Ayasofya Medresesi hakkında ICOMOS Türkiye Milli Komitesi Görüşü
ANASAYFA
Ayasofya Medresesi hakkında ICOMOS Türkiye Milli Komitesi Görüşü

Dünyanın sayılı anıtlarından biri olan Ayasofya Müzesi, 1985’te İstanbul’un Tarihi Alanları kapsamında Dünya Mirası Listesi’ne girmiş, bu vesileyle Türkiye Cumhuriyeti Devleti tarafından Dünya Miras Sözleşmesi ve ilgili uluslararası belge ve kurallara uygun şekilde korunması ve değerlendirilmesi taahhüt edilmiştir. 
 
Son zamanlarda Ayasofya Müzesi ile ilgili olarak iki önemli konuda kaygı verici gelişmeler gözlenmektedir. Bunlardan ilki, 12 Haziran 2013 tarihli mektubumuzda duyurulmuş olan Ayasofya Medresesi’nin rekonstrüksiyonu konusudur; ikincisi ise Ayasofya Müzesi’nin işlevinin değiştirilmesine yönelik tartışmalardır. Bu mektup, esasen ilk konuya odaklanmaktadır; ancak ikinci konu ile ilgili olarak kısaca belirtilmesi gereken temel husus şudur ki; Dünya Miras Alanları’nda, her türlü işlev değişikliği, planlama ve koruma uygulaması kararının, alanın/yapının Dünya Mirası Listesi’ne girdiği tarihteki durumu, özellikleri, kullanım biçimleri gözönüne alınarak, bütüncül bir yaklaşımla belirlenmesi ve UNESCO Dünya Mirası Merkezi ve Dünya Mirası Merkezi’nin danışman kuruluşu olan ICOMOS’un Uluslararası ve Ulusal Komiteleri ile tartışılarak verilmesi gerekmektedir. Aksi bir yaklaşım, söz konusu alanın Dünya Mirası olma durumunu tartışmaya açacaktır.
 
1993 yılında UNESCO uzmanları tarafından yapılan izleme ziyareti ile Ayasofya Müzesi’nin korunma durumu değerlendirilmiştir. Heyetin raporundaki ciddi eleştiriler sonunda Kültür ve Turizm Bakanlığı bir ‘Bilimsel Kurul’ oluşturmaya karar vermiş; Uluslararası uzmanların yanı sıra Boğaziçi Üniversitesi ve İstanbul Teknik Üniversitesi’nden  mimarlık tarihi, strüktür, deprem mühendisliği, koruma uzmanları ile Müzenin yönetim, bakım onarımıyla ilgili üç müdürün katılımıyla söz konusu kurul oluşturulmuştur. Bilimsel Kurul ilk iş olarak, yapılması gereken çalışmaların önceliklerini belirlemiş; koruma önerilerinin  projelendirilerek Koruma Kurulu onayına sunulması ve onay alındıktan sonra uygulamaya geçilmesi  ilkesini yerleştirmeye çalışmıştır.
 
UNESCO heyetinin 1993 ziyareti sırasında uzmanlar arasında yer alan Prof. Cyril Mango, Ayasofya’nın kuzeybatısındaki medrese kalıntısının olduğu bölgenin arkeolojik potansiyeline dikkat çekerek, arkeolojik araştırmalar yapılmasını önermiştir. Bu öneri şimdiye kadar dikkate alınmamış; buna karşılık son yıllarda yıkılan medresenin yeniden yapımı konusunda girişimler yoğunlaşmıştır. 1940’lı yıllarda yıkılmış olan Ayasofya Medresesi 2009 tarihinde İstanbul IV Numaralı  Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu tarafından  1. Grup eski eser olarak tescil edilmiş; buna bağlı olarak rölöve, restitüsyon ve restorasyon çizimleri hazırlanmıştır. 4.4.2011 tarihinde Kurul‘a sunulan yeniden yapım (rekonstrüksiyon) projesi ‘Ayasofya Bilimsel Kurulu’na  yönlendirilerek, değerlendirilmesi istenmiştir. Bir Dünya Mirası anıtının yakınında yeni bir yapının yükselmesi, bu yıkılmış bir tarihi binanın rekonstrüksiyonu dahi olsa sorgulanmak durumundadır. 
 
Ayasofya ve Süleymaniye Camisi, Dünya Mirası listesinin 1. ve 2. Kriterleri ve kendilerinden sonraki mimari gelişmelerin bir örneği olma nitelikleriyle, İstanbul’un tarihi alanlarının Dünya Mirası olarak kabul edilmesi sürecinde 3. ve 4. Kriterlerle birlikte asıl (temel) değerleri oluşturmuşlardır. Bu noktada vurgulamak gerekir ki, her iki yapının 1985 yılındaki kullanım ve çevresel bağlamları (Süleymaniye Camisi, Ayasofya Müzesi) Dünya Mirası Kriterlerini sağlamalarında önemli olmuştur. 
 
Süleymaniye ve Zeyrek geleneksel konut alanlarının ve Karasurları Dünya Miras Alanı’nın günümüzde kentsel gelişmenin içinde boğulmuş oldukları gözönüne alındığında, Sultanahmet Arkeolojik Parkı- Dünya Miras Alanı’nın göreceli olarak bütünlüğünü ve sürekliliğini koruduğu ve tarihsel katmanlaşmanın hala izlenebildiği söylenebilir. Ancak, bu türden olası yeniden inşa ve işlev değişikliği müdahaleleri ile sahip olduğu özgünlük ve bütünlüğün kaybedileceği açıktır. 
 
Ayasofya’ya çok yakın konumda/bitişik olan medresenin yeniden yapımının yaratacağı sakıncalar, Bilim Kurulu üyeleri tarafından 2011 yılında Kültür ve Turizm Bakanı’na açıklanmış ve Bakan projenin geri çekilmesi yönünde talimat vermiştir. Ancak, aradan geçen zaman içinde medresenin rekonstrüksiyonu konusu  gündemden düşmemiş; Kültür ve Turizm Bakanlığı Eylül 2012 tarihinde aldığı kararla Bilimsel Kurulu lağvetmiştir. Bunu izleyerek Rölöve Anıtlar Müdürlüğü tarafından hazırlatılan proje IV no.lu Koruma Kuruluna sunulmuş ve  19.12.2012  tarihinde oy çokluğuyla onaylanmıştır.
 
Ayasofya’nın batı cephesine bitişen iki katlı medresenin yeniden yapım önerisinin  kabul edilmesi, ancak koruma kurulu üyelerinin Dünya Mirası mevzuatı konusundaki bilgi eksikliğini gösterir. Dolayısıyla, yeryüzünde 1500 yaşında hala ayakta duran kaç yapı olduğu ve Ayasofya’nın bunların içinde mimarlık tarihinin belki en önemli birkaç yapısından biri olduğu düşünülecek olursa, onun hemen yanıbaşına, bitişiğine yeni bir “sahte eski eser” inşa etmenin vahameti anlaşılacaktır.  
 
İstanbul’un Dünya Mirası Alanları gibi çok derin ve geniş bir kültürel miras bölgesinin içinde özgün olmayan taklit ve rekonstrüksiyonların sayısının artması, alanın bütününün ve var olan özgün yapıların değerini azaltan bir unsur olacaktır. Uzman olmayanların dahi kolaylıkla fark edebileceği taklit ve kopya yapıların Dünya Mirası Alanlarının içinde yeri olmamalıdır.
 
İstanbul ve dolayısıyla Ayasofya’nın taşıdığı ‘Üstün Evrensel Değeri’ olumsuz etkileyeceğine inandığımız yeniden yapım projesinin uygulanmasında ısrar edilmesinin, Kurul onayı alınmasını takiben geçtiğimiz günlerde bu yönde somut adımların atılmış olmasının İstanbul’un Dünya Miras Alanları için ciddi bir risk yaratacağı kanısında olduğumuzu bildiririz.   
 
Saygılarımızla,
ICOMOS Türkiye Milli Komitesi 
Bize ulaşın
Bizi takip edin
Copyright © 2017 ICOMOS Türkiye. Tüm hakları saklıdır
Tel: + 90 212 293 13 00 / 2253
E-posta: icomos@icomos.org.tr