× HAKKINDA
ICOMOS Yönetim Üye ve Uzman Veritabanı 18 NİSAN Uluslararası Anıtlar ve Sitler Günü Linkler İletişim
KOMİTELER
Uluslararası Bilimsel Komiteler Uluslararası Komiteler Türkiye Üyelikleri Ulusal Bilimsel Komiteler
ETKİNLİKLER
Ulusal Etkinlikler Uluslararası Etkinlikler 18 Nisan Etkinlikler
DUYURULAR TÜZÜKLER
ICOMOS Tüzükleri Diğer Uluslararası Bildirgeler
BİLDİRGE VE RAPORLAR
Bildirgeler Raporlar
YAYINLAR DÜNYA MİRAS ALANLARI
Dünya Mirası Listesi'nde Türkiye Türkiye Dünya Mirası Geçici Listesi
Uluslararası Anıtlar ve Sitler Konseyi Türkiye Milli Komitesi
International Council on Monuments and Sites
Ana Sayfa > Duyurular > AYASOFYA, dünyada barış ve dinler arası kardeşlik simgesi olarak tüm katmanlarıyla sunulmaya devam edilmelidir.
DUYURULAR
AYASOFYA, dünyada barış ve dinler arası kardeşlik simgesi olarak tüm katmanlarıyla sunulmaya devam edilmelidir.
Duyuru Tarihi: 10.07.2020
AYASOFYA İÇİN ÇAĞRI 
ICOMOS Türkiye Milli Komitesi
 
6. yüzyıldan günümüze ulaşan Ayasofya, bir mimarlık başyapıtı olarak yüzyıllar boyu Akdeniz çevresinde hayranlık uyandırmış; döşeme ve duvarlarını bezeyen mermerleri, geniş kubbesi, parıltılı altın ve gümüş mozaikleriyle ziyaret edenlerin beğenisini kazanmıştır. 15. yüzyıl ortasında Fatih Sultan Mehmet tarafından camiye çevrilen eser büyük saygı görmüştür. Fatih bu önemli kültür mirasını korumak için bir vakıf kurmuş; mülkler vakfederek yaşatılmasını sağlamıştır. 
 
Kurtuluş Savaşı sonrasında Anadolu’nun kültür mirası Cumhuriyete devredilmiş; anıtları kimliklerini bozmadan yaşatmak için uzmanlar göreve çağırılmıştır. Vakıf eserlerin bir kısmı müze, kütüphane, enstitü gibi işlevlerle değerlendirilerek bakım onarımları sağlanmıştır. Konya’da, Sivas’ta Selçuklu medreseleri, Ankara’da Mahmut Paşa Bedesteni anımsanabilir. 
 
Ayasofya için de Atatürk ve arkadaşları tarafından 1934’te alınan Müze kararı, Türkiye Cumhuriyetinin dünyaya bakışını, ortak kültür mirasını değerlendirmesini yansıtmaktadır. Laik Türkiye evrensel değer taşıyan bir anıtı korumak ve en iyi şekilde sunmak için bilimsel araştırmaların yürütülmesine olanak veren Müze işlevinde karar kılmıştır. Müzeye dönüşümle üzeri kapatılmış olan sanatsal değerlerin yine açık, görülebilir olmasına imkan tanınmıştır. Müze kullanımı figürlü mozaiklerle, hat levhalarının aynı ortamda barış içinde yan yana durmalarına olanak vermiştir. Cami kullanımı için Osmanlı döneminde eklenen mihrap, minber, mahfil ve kürsüler yerlerinde korunmuş, Ayasofya çok katmanlı tarihimizi anlatan bir eser olarak bütün dünya insanlarının ziyaretine açılmıştır. 
 
Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin bu ileri görüşlü kararı  sayesinde dünyanın birçok ülkesinden araştırmacılar Ayasofya’nın mimarisi, taşıyıcı sistemi, bezemeleri hakkında araştırmalar yapmış; korunması için çalışmış, öneriler sunmuşlardır. 1985’te Dünya Mirası Listesine katılan Ayasofya’nın korunması için UNESCO’dan uluslararası uzman katkısı sağlanmıştır. ICCROM, Dünya Anıtlar Fonu, Princeton Üniversitesi, Alman Araştırma Fonu gibi değişik uluslararası kuruluşlar teknik, maddi ve bilimsel destekleriyle kubbe ve ayaklarda ileri tekniklerle araştırmalar yapmışlar, zamanın etkilerinin azaltılması için konservasyon çalışmalarını desteklemişlerdir. 
 
Bugün Ayasofya’nın tekrar camiye dönüştürülmesi konusunda bir tartışma yaşanmaktadır.    Müze kullanımı Ayasofya’nın zaman içinde kazandığı çok katmanlılık özelliğinin algılanmasını güçlendiren bir karardır   Kullanım değişikliğinin 6. yüzyıl sanat ve mimarlığının başyapıtı olan Ayasofya’nın kavranmasını, algılanmasını zorlaştırmaması esastır. Bu nedenle Ayasofya’nın müze işlevinin korunması aynı zamanda dünya mirasına kabulünde bu kimliğini tanımlayan üstün evrensel değerinin korunması anlamına gelmektedir.
 
Devletin kararlarının sürekliliği esasından hareketle, müze işlevinin devam etmesi en doğru yaklaşım olacaktır. Ayasofya’nın Dünya Miras Listesi’ne kabulünde de müze olarak kullanımı esas alınmıştır. Türkiye Cumhuriyeti Devleti, UNESCO Dünya Mirası Sözleşmesini imzalayan taraf devletlerden biri olarak bu Sözleşmeye uymakla yükümlüdür. Türkiye Cumhuriyetini kuran Atatürk ve arkadaşlarının kararının da saygı görmesi gerekir. Ayasofya İstanbul’un en çok ziyaret edilen müzesidir. Bilimsel araştırmalar, koruma uygulamaları devam etmektedir. Son yıllarda kuzeydoğu pandantifteki meleğin yüzünün açılması eserin hala sürprizler barındırdığına işaret etmektedir. İç mekânda yüzyıllar boyu korunan, sanat değeri taşıyan mozaiklerin perdelenmemesi gerekir.
 
Korumanın amacı kültür varlıklarının özgün değerlerini, özelliklerini ortaya çıkarmak, konservasyonlarını yapmak, tarihi ve diğer değerlerine saygı göstermek, toplumun her kesiminin bu değerleri anlamasını ve yaşamlarına anlam katan bir zenginlik olarak kutlamasını sağlamaktır. Anıtın ayrılmaz parçaları olan ögeler ait oldukları yerde sergilenmelidir. Uluslararası düzeyde, milletler arası arenada saygıdeğer olan, tarihi belleğin korunması, dünya milletlerince paylaşılan kültürün bütünselliğinin ve evrenselliğinin yaşatılmasıdır. Dünya mimarlık tarihinin görkemli anıtlarından biri olan Ayasofya’nın, dünyada barışın ve dinler arası kardeşliğin bir simgesi olarak tüm katmanlarıyla birlikte sunulmaya devam edilmesi engellenmemelidir. 
Copyright © 2018 ICOMOS Türkiye. Tüm hakları saklıdır
Adres
Yıldız Teknik Üniversitesi Mimarlık Fakültesi
Restorasyon Anabilim Dalı Oda No. 205 Yıldız, Beşiktaş
34349 İstanbul TÜRKiYE
Eposta
icomosturkiye@gmail.com
icomos@icomos.org.tr
Telefon
+ 90 212 383 26 30